Bir sanığın, twitter üzerinden, kimliği belli bir kişiye yönelik olarak 'hesabını vereceksin' şeklinde bir tweet atması, TCK m. 106 anlamında tehdit suçunu oluşturur mu? Bu tür bir ifadenin 'tehdit' sayılabilmesi için Yargıtay'ın aradığı 'korkutuculuk ve ciddiyet' unsurlarını tartışınız.
Bu tür bir ifadenin tek başına tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı, somut olayın bütünlüğü içinde değerlendirilmelidir. 'Hesabını vereceksin' gibi bir ifade, soyut olarak ele alındığında, hukuki yollara başvurulacağını ima eden bir sitem veya beddua niteliğinde de olabilir; ağır ve haksız bir zarara uğratma bildirimi olan tehdit niteliğinde de olabilir. Yargıtay'ın tehdit suçunun oluşması için aradığı temel unsurlar, ifadenin mağdurun iç huzurunu bozacak, onu endişeye sevkedecek ve karar verme özgürlüğünü etkileyecek nitelikte 'ciddi ve korkutucu' olmasıdır. Bu değerlendirme yapılırken; fail ile mağdur arasındaki önceki ilişki (husumet olup olmadığı), ifadenin söylendiği bağlam (bir tartışmanın devamı mı, yoksa durup dururken mi söylendiği), tarafların sosyal ve kişisel durumları gibi unsurlar dikkate alınır. Eğer bu ifade, somut bir husumetin veya devam eden bir tartışmanın parçası olarak, mağdurun hayatına, vücut bütünlüğüne veya malvarlığına yönelik bir saldırı iması taşıyorsa tehdit suçu oluşabilir. Ancak, bağlamından kopuk ve soyut bir 'hesaplaşma' ifadesi, suçun aradığı ciddiyet ve korkutuculuk unsurunu taşımadığı gerekçesiyle tehdit olarak nitelendirilmeyebilir. Sonuç, olaysal bir değerlendirmeyi gerektirir.