İş Kanunu m. 32/4, 'Ücretin gününde ödenmemesi' halinde uygulanacak faizi düzenlerken, m. 34 'Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir.' hükmünü içermektedir. Ücreti ödenmeyen işçinin, İş K. m. 24/II-e uyarınca 'haklı nedenle derhal fesih' hakkını kullanabilmesi için, bu 20 günlük sürenin geçmesini beklemesi zorunlu mudur?
Hayır, zorunlu değildir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bu iki hüküm farklı amaçlara hizmet eden, birbirinden bağımsız düzenlemelerdir. İş Kanunu m. 34'teki 20 günlük süre, işçiye 'iş görmekten kaçınma' hakkını, yani işi bırakıp ücreti ödenene kadar bekleme hakkını verir. Bu, sözleşmeyi feshetmeden işi durdurma hakkıdır. İş Kanunu m. 24/II-e'deki haklı nedenle derhal fesih hakkı ise, 'İşverenin... ücretini kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap etmez veya ödemezse' işçinin sözleşmeyi tazminatlarını alarak sona erdirme hakkıdır. Bu hakkın doğumu için, ücretin muaccel olması (yani ödenmesi gereken günün geçmesi) yeterlidir. İşçinin, fesih hakkını kullanmak için ayrıca 20 gün beklemesine gerek yoktur. Ücret, ödenmesi gereken günde ödenmediği anda, işçinin haklı fesih hakkı doğar. 20 günlük süre sadece ve sadece 'iş görmekten kaçınma' hakkı için öngörülmüş bir bekleme süresidir.