Bir ceza davasında, sanık vekili, mahkemenin nihai kararına karşı süresi içinde istinaf başvurusunda bulunmuş, ancak istinaf dilekçesinde hiçbir sebep göstermemiştir. Bu durum, istinaf incelemesinin yapılmasına engel midir? Bölge Adliye Mahkemesi'nin bu başvuru karşısında nasıl bir yol izlemesi gerektiğini HMK m. 355'in ceza yargılamasındaki yansıması açısından değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #164898

Hayır, engel değildir. Ceza muhakemesinde, hukuk muhakemesinden farklı olarak, istinaf ve temyiz dilekçelerinde sebep gösterme zorunluluğu yoktur. CMK m. 273/4, 'Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorunda değildir. Temyiz başvurusunda sebep gösterilmemişse temyiz dilekçesi veya beyanının verildiği tarihten itibaren yedi gün içinde hükmü veren mahkemeye bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir.' der. Bu kural istinaf için de kıyasen uygulanır. Dilekçede hiç sebep gösterilmese bile, Bölge Adliye Mahkemesi başvuruyu reddedemez. Aksine, CMK m. 280/1-a uyarınca, dosyayı ve ilk derece mahkemesi kararını 'hem maddi olay hem de hukuki yönden' re'sen incelemekle yükümlüdür. Ceza istinafında, HMK m. 355'teki gibi katı bir 'sebeple bağlılık' ilkesi yoktur. Bölge Adliye Mahkemesi, dilekçede belirtilmeyen ancak tespit ettiği her türlü hukuka aykırılığı kendiliğinden inceleyip düzeltebilir. Bu, ceza yargılamasının 'kamusallığı' ve 'maddi gerçeğe ulaşma' amacının bir sonucudur.