Bir iş kazası nedeniyle hem işveren hem de işçi kusurlu bulunmuştur. Yargıtay'ın ilgili kararında, soruşturma aşamasındaki bilirkişi işçiyi asli, işvereni tali kusurlu bulurken; kovuşturma aşamasındaki bilirkişi tam tersi bir sonuca varmıştır. Bu tür çelişkili bilirkişi raporları karşısında mahkemenin izlemesi gereken yol nedir? Mahkeme, bu raporlardan birini diğerine üstün tutarak karar verebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #164868

Mahkeme, çelişkili bilirkişi raporları karşısında bu çelişkiyi gidermeden karar veremez. HMK m. 281/2, 'Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin giderilmesi veya açıklığa kavuşturulması için bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine isteyebilir.' hükmünü içerir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, raporlar arasında esasa etkili bir çelişki varsa, mahkemenin yapması gerekenler şunlardır: 1) Öncelikle, raporları hazırlayan bilirkişilerden, çelişkinin neden kaynaklandığına dair bir 'ek rapor' istemek veya onları duruşmaya çağırarak dinlemek. 2) Eğer bu yolla çelişki giderilemezse, önceki bilirkişiler dışındaki uzmanlardan oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden, önceki raporları da değerlendiren ve çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor almak. Mahkeme, bu işlemleri yapmadan, raporlardan birini diğerine keyfi olarak veya yetersiz gerekçelerle üstün tutarak karar veremez. Bu durum, eksik inceleme nedeniyle kanun yolu incelemesinde bozma sebebidir. Mahkeme, çelişki giderildikten sonra, ortaya çıkan nihai teknik görüşü ve diğer delilleri birlikte değerlendirerek kendi hukuki kanaatini oluşturmalı ve kusur durumunu takdir etmelidir.