Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 364 uyarınca, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerinin hiç gösterilmemiş olması, temyiz incelemesinin yapılmasına engel midir? Bu durum, HMK m. 355'teki istinaf dilekçesinde sebep gösterme zorunluluğundan nasıl bir farklılık arz eder?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #164866

Hayır, engel değildir. HMK m. 364/1-d, temyiz dilekçesinde 'temyiz sebeplerinin' bulunması gerektiğini belirtse de, aynı kanunun 364/2. maddesi, 'Temyiz dilekçesi, temyiz edenin kimliği ve imzasıyla, temyiz olunan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması durumunda, diğer şartlar bulunmasa bile reddolunmayıp, temyiz incelemesi yapılır.' hükmünü içermektedir. Bu hüküm, temyiz başvurusunda sebep belirtme zorunluluğunun, istinaftaki gibi katı olmadığını gösterir. HMK m. 355, istinaf incelemesinin 'sadece istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak' yapılacağını açıkça belirtirken, temyizde böyle bir sınırlama yoktur. Aksine, HMK m. 369/1, Yargıtay'ın temyiz sebepleriyle bağlı olmadığını ve kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları re'sen inceleyebileceğini düzenler. Dolayısıyla, istinafta sebep göstermek, incelemenin kapsamını belirlerken; temyizde sebep gösterilmemesi, Yargıtay'ın hukuki denetim yapmasına engel olmaz. Temyiz, bir hukuki denetim yolu olduğu için, Yargıtay tarafın göstermediği bariz hukuk hatalarını kendiliğinden düzeltebilir.