TCK m. 142/4 hükmü, hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali suçunun işlenmesi halinde, bu suçtan dolayı soruşturmanın şikayete bağlı olmadığını düzenler. Bu hükmün arkasındaki suç politikası mantığı nedir ve bu durum, suçların içtimaı kurallarından hangisiyle ilişkilidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #164838

Bu hükmün arkasındaki suç politikası mantığı, hırsızlık gibi malvarlığına yönelik ciddi bir suçun işlenmesini kolaylaştırmak için başka bir temel hakkın (konut dokunulmazlığı) ihlal edilmesini daha tehlikeli ve toplum düzeni için daha tehditkar bir eylem olarak görmektir. Kanun koyucu, failin sadece konuta girmekle kalmayıp, bunu daha ağır bir suça (hırsızlık) basamak olarak kullanmasını, eylemin haksızlık içeriğini artırdığını ve bu nedenle takibinin mağdurun iradesine (şikayetine) bırakılmaması gerektiğini düşünmüştür. Normalde basit konut dokunulmazlığı ihlali, kişisel bir hakkın ihlali olarak görülüp şikayete tabi tutulurken, hırsızlık amacıyla işlendiğinde eylem kamusal bir nitelik kazanmakta ve re'sen takibi gerektirmektedir. Bu durum, suçların içtimaı kurallarından 'fikri içtima' (TCK m. 44) ile yakından ilişkilidir. Fail, tek bir fiille (hırsızlık amacıyla konuta girme) birden fazla suçu (hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali) ihlal etmektedir. Normalde bu durumda en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilir. Ancak kanun koyucu burada farklı bir düzenleme yaparak, hem hırsızlıktan (ki bu re'sen takip edilir) hem de konut dokunulmazlığının ihlalinden ceza verileceğini (gerçek içtima) kabul etmiş, ancak takibatı kolaylaştırmak için konut dokunulmazlığı suçunu da re'sen takip edilir hale getirmiştir.