Bir ceza davasında, sanığın eyleminin hem TCK m. 116'daki konut dokunulmazlığının ihlali suçunu hem de TCK m. 148'deki yağma suçunu oluşturduğu iddia edilmektedir. Sanık, mağdurun evine zorla girip içeriden para çalmıştır. Bu durumda sanık her iki suçtan ayrı ayrı mı cezalandırılır, yoksa başka bir hukuki ilke mi uygulanır? Açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #164814

Sanık her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılmaz; sadece daha ağır olan yağma suçundan cezalandırılır. Bu durumda, ceza hukukunun temel ilkelerinden olan 'fikri içtima' kurallarından 'bileşik (mürekkep) suç' (TCK m. 42) ilkesi uygulanır. Bileşik suç, bir suçun, başka bir suçun unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması durumudur. TCK m. 149/1-d, yağma suçunun 'konutta' işlenmesini suçun nitelikli hali olarak düzenlemiştir. Yani, konut dokunulmazlığının ihlali, yağma suçunun bir unsuru haline gelmiş ve onunla bütünleşmiştir. Bu gibi durumlarda, fail daha ağır cezayı gerektiren asıl suçtan (nitelikli yağma) cezalandırılır, ayrıca bu suçun unsurunu oluşturan daha hafif suçtan (konut dokunulmazlığının ihlali) ceza verilmez. Fail, tek bir fiille birden fazla suçu değil, unsurları arasında başka bir suçu barındıran tek bir suçu işlemiş sayılır. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararında atıf yapılan Yargıtay kararında da bu ilke vurgulanmıştır.