Bir alacağın temlikinde (devrinde), devredenin alacağın varlığına karşı bir garanti (tekeffül) borcu var mıdır? Yani, devredilen alacak sonradan mevcut değilse veya borçlu tarafından geçerli bir nedenle ödenmezse, devralan kişi (temellük eden) devredene (temlik edene) karşı bir talepte bulunabilir mi? Bu konuyu ivazlı (karşılıklı) ve ivazsız (karşılıksız) temlikler açısından ayrı ayrı değerlendiriniz.
Bu konu, temlikin ivazlı (karşılıklı, bir bedel karşılığı) veya ivazsız (karşılıksız, bağışlama gibi) olmasına göre değişir. Bu durum TBK m. 191 ve 192'de düzenlenmiştir. 1) İvazlı Temlik (TBK m. 191): Eğer alacak bir bedel karşılığında devredilmişse, devreden, devir sırasında alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücünü garanti etmiş sayılır. Kural olarak devreden, devir anında alacağın 'mevcut olduğunu' garanti eder. Eğer alacak mevcut değilse (örneğin, daha önce ödenmişse veya hiç doğmamışsa), devreden, devralanın bu nedenle uğradığı zararı (ödediği bedel, faiz ve masraflar) tazmin etmekle yükümlüdür. Borçlunun ödeme gücünü ise, devreden ancak bu konuda ayrıca taahhütte bulunmuşsa garanti eder. Aksi takdirde, borçlunun acze düşmesinden sorumlu olmaz. 2) İvazsız Temlik (TBK m. 192): Eğer alacak karşılıksız olarak (bağışlama amacıyla) devredilmişse, devreden, alacağın varlığından ve borçlunun ödeme gücünden sorumlu değildir. Yani, devralan, alacağın mevcut olmaması veya borçlunun ödememesi riskini üstlenmiş olur. Bu durumda devralan, devredene karşı hiçbir talepte bulunamaz. Kısacası, garanti borcu sadece ivazlı temliklerde ve kural olarak sadece alacağın varlığına ilişkindir.