Bir işyerinde, mevcut eldivenin ıslak olmasını bahane eden ve yetkililerden yenisini istemek yerine eline bez sararak çalışan bir işçinin, bu bezin makineye kapılması sonucu yaralanması olayında, işverenin 'işçilere verilen malzemenin kullanılıp kullanılmadığını denetlememesi' eylemsizliği, taksirli sorumluluğunu doğurur mu? İşçinin kendi kusurunun, işverenin ceza sorumluluğuna etkisini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #164805

Evet, işverenin bu eylemsizliği taksirli sorumluluğunu doğurur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/461 E. sayılı kararında incelenen olayda da vurgulandığı gibi, işverenin sorumluluğu sadece iş güvenliği malzemesini temin etmekle bitmez. 4857 sayılı İş Kanunu'nun (olay tarihinde yürürlükte olan) 77. maddesi, işverene 'işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek' yükümlülüğünü de açıkça yüklemiştir. İşçiye koruyucu malzeme verip, onun bunu doğru kullanıp kullanmadığını veya tehlikeli alternatif yöntemlere başvurup başvurmadığını denetlememek, 'dikkat ve özen yükümlülüğünün' ihlalidir ve TCK m. 22/2 kapsamında taksirli bir davranıştır (ihmal suretiyle). İşçinin, yeni eldiven istemeyerek tehlikeli bir yönteme başvurması, kendisinin de 'asli kusurlu' veya 'müterafik kusurlu' olduğunu gösterir. Ancak ceza hukukunda, mağdurun kusurunun varlığı, illiyet bağını kesmediği sürece failin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Burada hem işçinin tedbirsizliği hem de işverenin denetim eksikliği kazanın meydana gelmesinde rol oynamıştır. İşverenin denetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi, neticeye götüren nedensel hareketlerden biridir. Dolayısıyla, işçinin kusuru işvereni sorumluluktan kurtarmaz, ancak temel cezanın belirlenmesinde (TCK m. 61) hakim tarafından işverenin kusurunun ağırlığının takdirinde dikkate alınabilir.