5237 sayılı TCK m. 235'te düzenlenen 'İhaleye Fesat Karıştırma' suçu ile m. 257'de düzenlenen 'Görevi Kötüye Kullanma' suçu arasındaki ilişki nedir? Her ihaleye fesat karıştırma suçu aynı zamanda görevi kötüye kullanma suçunu oluşturur mu? Bu iki suç arasındaki 'tali norm-asli norm' ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #164804

İhaleye fesat karıştırma (TCK m. 235) suçu, görevi kötüye kullanma (TCK m. 257) suçuna göre 'özel norm' niteliğindedir. Bu nedenle aralarında 'tali norm-asli norm' ilişkisi vardır. Görevi kötüye kullanma suçu, kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmayan hallerde uygulanabilen genel ve tamamlayıcı bir hükümdür (TCK m. 257/1, 'Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında...'). İhaleye fesat karıştırma ise, kamu görevlisinin görevini kötüye kullanmasının ihale süreçlerine özgü, özel bir halini düzenler. Bu nedenle, bir kamu görevlisinin fiili, TCK m. 235'te sayılan seçimlik hareketlerden birine (örneğin, ihaleye katılma yeterliğine sahip olmayan birini ihaleye sokmak) uyuyorsa, fail sadece özel norm olan ihaleye fesat karıştırma suçundan cezalandırılır; ayrıca genel norm olan görevi kötüye kullanma suçundan ceza verilmez. 'Özel normun önceliği' ilkesi gereği, fiil daha özel bir suç tanımına uyuyorsa, genel suç tanımı uygulanmaz. Ancak, ihale sürecindeki bir hukuka aykırılık, TCK m. 235'teki tipik hareketlerden hiçbirine uymuyorsa, fakat TCK m. 257'deki şartları (kamu zararı, kişilere haksız menfaat veya mağduriyet) taşıyorsa, o zaman failin görevi kötüye kullanma suçundan sorumlu tutulması mümkündür.