Bir taraf, HMK m. 36/1-d'de belirtilen 'Dava esnasında, iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması' sebebine dayanarak hâkimin reddini talep etmiştir. Bu ret sebebinin varlığının ispatında, taraflar arasındaki 'düşmanlık' olgusunun sübjektif hislere mi, yoksa objektif emarelere mi dayanması gerekir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #164801

Hâkimin reddi sebeplerinden olan 'düşmanlık' olgusunun, sadece tarafın sübjektif hislerine veya varsayımlarına dayanması yeterli değildir; bu durumun objektif emarelerle desteklenmesi gerekir. Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektirecek 'önemli bir sebep' olması aranır (HMK m. 36/1). Yargıtay'ın yaklaşımı, tarafsız bir gözlemcinin bakış açısıyla, hâkimin o davada tarafsız kalamayacağı yönünde makul ve haklı bir şüphe uyandıran somut olguların varlığını aramaktır. Örneğin, hâkim ile taraflardan biri arasında daha önceden yaşanmış ve belgelenebilen ciddi bir ihtilaf, karşılıklı açılmış davalar, kamuoyuna yansımış olumsuz beyanlar, sosyal ilişkilerde gözlemlenebilir bir gerginlik gibi objektif veriler 'düşmanlık' iddiasını güçlendirir. Sadece tarafın 'hâkimin bana karşı tavrını beğenmedim' veya 'aleyhime karar vereceğini hissediyorum' gibi soyut ve sübjektif iddiaları, ret talebinin kabulü için yeterli görülmez. Dolayısıyla ispat, objektif delil ve emarelere dayanmalıdır.