HMK m. 355, istinaf incelemesinin dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı olduğunu, ancak kamu düzenine aykırılık halinde bu durumun re'sen gözetileceğini düzenler. Doktrinde, 'maddi hukukun hatalı uygulanması'nın, istinaf sebebi olarak belirtilmese bile HMK m. 33 (hâkimin hukuku re'sen uygulaması) gereği bölge adliye mahkemesince kendiliğinden incelenmesi gerektiği savunulmaktadır. Bu görüşün hukuki dayanaklarını ve 'sebeple bağlılık' ilkesiyle ilişkisini tartışınız.
Bu görüş, HMK m. 355'teki 'sebeple bağlılık' ilkesinin, HMK m. 33'teki 'hâkimin hukuku re'sen uygulaması' (iura novit curia) ilkesi karşısında sınırlandırılması gerektiği tezine dayanır. Hukuki dayanakları şunlardır: 1) Hâkimin Hukuku Re'sen Uygulaması (HMK m. 33): Bu ilke, sadece ilk derece mahkemesi için değil, yargılamanın her aşamasında görev yapan tüm hâkimler için geçerlidir. İstinaf mahkemesi de bir yargılama makamı olduğuna göre, önüne gelen uyuşmazlığa ilişkin maddi hukuku doğru bir şekilde re'sen uygulamakla yükümlüdür. Tarafların hukuki nitelendirmede hata yapması veya bir hukuka aykırılığı dilekçede belirtmemesi, hâkimin bu görevinin önüne geçmemelidir. 2) Sebeple Bağlılığın Amacı: HMK m. 355'teki sebeple bağlılığın asıl amacı, istinaf incelemesinin sınırlarını belirlemek ve özellikle tarafların ileri sürmediği yeni maddi vakıaların incelenmesini önlemektir. Ancak bu ilke, mahkemenin bariz bir hukuki hatayı görmezden gelmesi sonucunu doğuracak şekilde katı yorumlanmamalıdır. 3) Kamu Düzeni Kavramının Geniş Yorumu: Maddi hukukun temel ilkelerinin yanlış uygulanması, adalete olan güveni sarsacağından, geniş anlamda kamu düzenini ilgilendiren bir sorun olarak da görülebilir. Sonuç olarak bu görüşe göre, istinafta sebeple bağlılık kuralı, maddi vakıalar ve nispi usul hataları için geçerli olmalı; ancak maddi hukukun yanlış uygulanması gibi temel hukuki hatalar, istinaf sebebi olarak gösterilmese bile bölge adliye mahkemesi tarafından re'sen düzeltilebilmelidir.