Bir sanık hakkında, CMK m. 98 uyarınca çıkarılmış bir yakalama emri bulunmaktadır. Buna karşılık Cumhuriyet savcısı, henüz yakalama gerçekleşmeden, sanık hakkında 'gözaltına alma' kararı vermiştir. Bu gözaltı kararının hukuka uygunluğunu, CMK m. 90 ve m. 91 hükümleri çerçevesinde değerlendiriniz. 'Peşin gözaltı' olarak bilinen bu uygulamanın yasal dayanağı var mıdır?
Bu gözaltı kararı hukuka aykırıdır. 'Peşin gözaltı' olarak bilinen bu uygulamanın yasal bir dayanağı yoktur. CMK m. 91, gözaltına alma kararının, 'soruşturma konusu suçu işlediği yönünde somut delillere dayanan kuvvetli şüphe' ve 'gözaltına almanın soruşturma yönünden zorunlu olması' koşullarıyla Cumhuriyet savcısı tarafından verileceğini düzenler. Ancak bu karar, ancak yakalanmış bir kişi hakkında verilebilir. CMK m. 91'in lafzı ve ruhu, gözaltı tedbirinin, 'yakalama' tedbirinden sonra gelen ve yakalanan kişinin savcılıkça serbest bırakılmayıp belirli bir süre Emniyet'te tutulmasını sağlayan bir işlem olduğunu gösterir. CMK m. 90, yakalamanın koşullarını (suçüstü hali vb.) ve CMK m. 98 ise yakalama emrini düzenler. Gözaltı, bu yakalama işlemlerinden sonraki bir aşamadır. Henüz yakalanmamış bir kişi hakkında 'gözaltı kararı' verilmesi, bu sıralamayı ve kanunun sistematiğini bozmaktadır. Savcı, şüphelinin yakalanmasını istiyorsa CMK m. 98'e göre Sulh Ceza Hakimliğinden yakalama emri talep etmeli, şüpheli yakalandıktan sonra ise CMK m. 91'e göre gözaltı süresinin işletilip işletilmeyeceğine karar vermelidir. Yakalama kararı ile gözaltı kararı farklı hukuki nitelikte ve farklı amaçlara hizmet eden tedbirlerdir; biri diğerinin yerine kullanılamaz.