Bir ceza davasında mahkeme, CMK m. 231 uyarınca sanık hakkında HAGB kararı vermiş, ancak sanığın kişilik özellikleri, sosyal ve ekonomik durumu gibi kriterleri değerlendirmeden, sadece 'verilen hapis cezasının süresi nazara alınarak koşulları oluşmadığından' şeklinde, TCK m. 50'deki seçenek yaptırımlara çevrilmeme gerekçesini kullanarak HAGB talebini reddetmiştir. Bu gerekçe hukuka uygun mudur?
Bu gerekçe hukuka aykırıdır ve tek başına bozma nedenidir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (örneğin 12. CD, 2012/13207 E., 2012/16578 K.), Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kurumu (CMK m. 231), TCK m. 50'de düzenlenen seçenek yaptırımlara çevirme veya TCK m. 51'deki erteleme kurumlarından önce ve onlardan bağımsız olarak değerlendirilmesi gereken, kendine özgü bir kurumdur. Mahkemenin, HAGB'nin uygulanıp uygulanmayacağını değerlendirirken, CMK m. 231/6'da sayılan objektif (ceza miktarı, daha önce kasıtlı suçtan mahkum olmama) ve sübjektif (sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaati) şartları kendi içinde tartışması gerekir. Sanığın cezasının TCK m. 50 uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmemesi, HAGB'nin uygulanması için bir şart değildir ve HAGB'nin reddi için bir gerekçe olarak kullanılamaz. Mahkeme, HAGB şartlarını ayrı, seçenek yaptırım şartlarını ayrı değerlendirmelidir. Sadece cezanın tedbire çevrilmemesini gerekçe göstererek HAGB talebini reddetmek, hem kanunun sistematiğine aykırıdır hem de yetersiz ve yasaya uygun olmayan bir gerekçedir.