Bir memur hakkında, sosyal medya paylaşımları nedeniyle başlatılan disiplin soruşturmasında, idare tarafından uygulanan yaptırımın 'gerekli, elverişli ve ölçülü' olup olmadığı nasıl denetlenir? Özellikle 'hizmet dışı' bir davranışın disiplin yaptırımına konu olabilmesi için Danıştay'ın aradığı temel koşul nedir?
İdarenin uyguladığı yaptırımın ölçülülüğü, üç alt ilke üzerinden denetlenir: 1) Elverişlilik: Uygulanan yaptırımın, ulaşılmak istenen amaca (kamu hizmetinin düzenini koruma vb.) hizmet etmeye uygun olması. 2) Gereklilik (Zorunluluk): Ulaşılmak istenen amaç için, uygulanan yaptırımdan daha hafif bir yaptırımla aynı sonuca ulaşılamıyor olması. 3) Orantılılık: Yaptırımın ağırlığı ile işlenen fiilin ağırlığı arasında makul ve adil bir dengenin bulunması. Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre (örneğin 5. Daire, E. 2016/17558, K. 2018/18298), bir memurun 'hizmet dışı' bir fiilinin disiplin hukukunun alanına girebilmesi için, bu fiilin 'kamu hizmetinin iyi, objektif ve düzenli şekilde sunulmasını olumsuz şekilde etkilediğinin' veya 'personele duyulan saygınlık ve güven duygusunu sarstığının' somut olarak ortaya konulması gerekir. Sadece soyut bir 'vakara uymama' veya 'onuru zedeleme' iddiası yeterli değildir. Fiilin, kamu göreviyle ve kurumun işleyişiyle somut bir bağının ve olumsuz etkisinin ispatlanması, Danıştay'ın aradığı temel koşuldur. Bu etki ispatlanamıyorsa, hizmet dışındaki özel hayata ilişkin bir fiil nedeniyle ceza verilemez.