Bir şirketin ortağı ve müdürü olan sanık, şirkete ait gayrimenkulleri muvazaalı olarak ve emsal değerinin çok altında bir bedelle başka bir sanığa devretmiş ve satış bedelini şirket kayıtlarına intikal ettirmemiştir. Bu eylemin hukuki nitelendirmesi TCK m. 155/2'de düzenlenen 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' suçu mudur, yoksa başka bir suç mu düşünülmelidir? Bu suçun mağduru kimdir; şirket tüzel kişiliği mi, yoksa zarara uğrayan diğer ortaklar mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #164767

Bu eylem, TCK m. 155/2'de düzenlenen 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' suçunun tipik bir örneğidir. Sanık, şirket müdürü olması nedeniyle kendisine duyulan güveni ve şirket mallarını idare etme yetkisini kötüye kullanarak, zilyetliği altında bulunan şirket malvarlığını kendi veya başkasının yararına olarak zimmetine geçirmiştir. 'Hizmet ilişkisi' ve 'malları idare etme yetkisi', suçun nitelikli halini oluşturan unsurlardır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2021/10597 K. sayılı kararında da benzer bir olay bu şekilde nitelendirilmiştir. Bu suçun mağduru, öncelikli olarak malvarlığı zarara uğratılan 'şirket tüzel kişiliği'dir. Çünkü malvarlığı, şirketin kendisine aittir. Diğer ortaklar ise bu suçtan dolaylı olarak zarar gördükleri için 'suçtan zarar gören' sıfatını taşırlar ve davaya katılma hakları bulunur. Ancak suçun doğrudan mağduru, hak ve fiil ehliyetine sahip olan ve malvarlığının sahibi olan şirket tüzel kişiliğidir.