Evlilik dışı doğan bir çocuk ile biyolojik babası arasında soybağının kurulabilmesi için 'tanıma' ve 'babalık davası' olmak üzere iki temel yol bulunmaktadır. Bu iki hukuki kurum arasındaki temel farkları (kimlerin başvurabileceği, dava açma zorunluluğu, ispat yükü açısından) açıklayınız. Başka bir erkekle soybağı (örneğin, evlilik içi doğum nedeniyle babalık karinesi) bulunan bir çocuk, biyolojik babası tarafından 'tanıma' yoluyla tanınabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #164766

Tanıma ve babalık davası arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Başvuran/Talep Eden: Tanıma, babanın tek taraflı irade beyanıyla (nüfus memuruna, mahkemeye, noter veya vasiyetname ile) yapılan bir işlemdir. Herhangi bir davaya gerek yoktur. Babalık davası ise, çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkeme kararıyla kurulmasını amaçlayan bir davadır ve ana veya çocuk tarafından babaya (veya mirasçılarına) karşı açılır. 2) Niteliği: Tanıma, bir hukuki işlemdir. Babalık davası ise bir yargılama faaliyetidir. 3) İspat Yükü: Tanımada, babanın beyanı yeterlidir, bir ispat yükü yoktur. Ancak tanımanın iptali davasında, iptali isteyen tanıyanın baba olmadığını ispatla yükümlüdür. Babalık davasında ise, davacı ana veya çocuk, davalının baba olduğunu ispat etmekle yükümlüdür (DNA testi gibi delillerle). TMK m. 301'deki cinsel ilişki karinesi de ispat kolaylığı sağlar. Başka bir erkekle soybağı bulunan bir çocuk, bu soybağı ilişkisi hukuken geçersiz kılınmadıkça tanınamaz (TMK m. 295/2). Örneğin, annenin evli olduğu bir erkekle babalık karinesi gereği soybağı kurulmuş bir çocuk, biyolojik babası tarafından tanınamaz. Bu durumda, öncelikle mevcut soybağının 'soybağının reddi davası' ile ortadan kaldırılması gerekir. Ancak bu dava kazanılıp mevcut soybağı ortadan kalktıktan sonra biyolojik baba çocuğu tanıyabilir veya çocuk/ana tarafından biyolojik babaya karşı babalık davası açılabilir.