Bir öğretmen, sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşım nedeniyle 'mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici' olduğu gerekçesiyle 7068 sayılı Kanun'a göre meslekten çıkarma cezası ile karşı karşıyadır. Bu cezanın ölçülülük ilkesi açısından değerlendirmesini yapınız. Danıştay ve Anayasa Mahkemesi'nin, özellikle meslekten çıkarma gibi ağır bir yaptırımın uygulanabilmesi için aradığı kriterler nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #164763

Verilecek meslekten çıkarma cezası, büyük bir ihtimalle ölçülülük ilkesine aykırı olacaktır. Danıştay ve Anayasa Mahkemesi, disiplin cezalarında, özellikle de meslekten çıkarma gibi en ağır yaptırımda, 'ölçülülük ilkesi'nin (elverişlilik, gereklilik, orantılılık) sıkı bir şekilde uygulanması gerektiğini vurgulamaktadır. Aranan temel kriterler şunlardır: 1) Eylemin Niteliği: Memurun hizmet dışındaki eyleminin disiplin hukukuna konu olabilmesi için, kamu hizmetinin yürütülmesini veya kurumun itibarını somut olarak ve ciddi şekilde olumsuz etkilemesi gerekir. Soyut, genel veya varsayımsal tehlikeler yeterli değildir. 2) Kabul Edilemezlik: Meslekten çıkarma yaptırımı için, eylemin kamu hizmeti ve meslek onuru açısından 'kabul ve tahammül edilemez' bir nitelikte olması gerekir. Her 'vakara yakışmayan' eylem, meslekten çıkarmayı gerektirmez. 3) Orantılılık: Eylem ile yaptırım arasında adil bir denge olmalıdır. Memurun eyleminin ağırlığı ile meslekten çıkarılma gibi temel geçim kaynağını ortadan kaldıran bir ceza arasında açık bir orantısızlık bulunmamalıdır. Hakaret, şiddete teşvik, görevle ilgili sırların ifşası gibi çok ağır fiiller dışında, salt bir sosyal medya paylaşımının (özellikle suç teşkil etmiyorsa) meslekten çıkarma gibi bir yaptırımı meşrulaştırması, ölçülülük ilkesinin ihlali olarak kabul edilir. Mahkemeler bu tür durumlarda, eylemin kamu hizmetine somut etkisini ve ağırlığını değerlendirerek daha hafif bir ceza (uyarma, kınama vb.) verilmesi gerektiğine veya cezanın tamamen iptaline karar verme eğilimindedir.