Bir işçiye, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi üzerine, fesih hakkının kötüye kullanıldığı iddiasıyla 'kötüniyet tazminatı' (İş K. m.17) ile birlikte 'ihbar tazminatı' da talep etme hakkı tanınabilir mi? Bu iki tazminatın birlikte talep edilebilmesinin koşulları nelerdir ve kötüniyet tazminatının talep edilebilmesi için işçinin hangi hukuki güvencenin dışında kalması gerekmektedir?
Evet, kötüniyet tazminatı ile ihbar tazminatı birlikte talep edilebilir ve hükmedilebilir. İş Kanunu m. 17/4, 'Fesih için bildirim şartına da uyulmaması ayrıca dördüncü fıkra uyarınca tazminat ödenmesini gerektirir.' diyerek bu durumu açıkça düzenlemiştir. İki tazminatın birlikte talep edilebilmesinin koşulları şunlardır: 1) İşveren, belirsiz süreli iş sözleşmesini geçerli bir neden olmaksızın ve fesih hakkını kötüye kullanarak (örneğin işçinin sendikalı olması, işvereni şikayet etmesi gibi nedenlerle) feshetmelidir. Bu durum, kötüniyet tazminatının temel şartıdır. 2) İşveren, bu haksız feshi yaparken İş Kanunu m. 17'de öngörülen bildirim (ihbar) sürelerine uymamış olmalıdır. Bildirim sürelerine uyulmaması da ihbar tazminatının şartıdır. Kötüniyet tazminatının talep edilebilmesi için en temel koşul ise, işçinin 'iş güvencesi' hükümlerinin (İş K. m. 18, 19, 20, 21) kapsamı dışında olmasıdır. Yani, işyerinde 30 veya daha fazla işçi çalışmıyorsa veya işçinin kıdemi 6 aydan az ise, işçi işe iade davası açamaz. Bu durumda, haksız feshe karşı korunmak için geriye kalan hukuki yol kötüniyet tazminatı talep etmektir. İş güvencesi kapsamında olan bir işçi ise kötüniyet tazminatı değil, işe iade ve işe başlatmama tazminatı talep edebilir.