Bir şirketin, TTK'ya göre usulüne uygun olarak tasfiyesi tamamlanmış ve ticaret sicilinden terkin edilmiştir. Ancak daha sonra, şirketin tasfiye sürecinde alacaklı olduğu bir davadan haberdar olmayan bir kişinin, bu alacağını tahsil edebilmek için şirketin ihyası (yeniden canlandırılması) talebiyle dava açması hukuken mümkün müdür? Bu davanın hukuki dayanağı nedir ve bu tür bir dava sonucunda şirketin ihyasına karar verilmesi ne anlama gelir?
Evet, bu tür bir dava açmak hukuken mümkündür. Davanın hukuki dayanağı, TTK m. 547'de düzenlenen 'ek tasfiye' kurumudur. Bir şirket tasfiye edilip sicilden terkin edildikten sonra, dağıtılması gereken başka malvarlığı unsurlarının veya görülmesi gereken başka tasfiye işlemlerinin (örneğin şirkete karşı açılacak bir davanın bulunması) ortaya çıkması halinde, ek tasfiye yoluna gidilir. Şirketin ihyası, ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin geçici olarak yeniden kazanması anlamına gelir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2017/2108 E., 2017/3797 K. sayılı kararında da görüldüğü gibi, tasfiyesi tamamlanan şirkete karşı açılmış veya açılacak bir davanın varlığı, ek tasfiye için haklı bir sebep teşkil eder. Davacı, şirkete husumet yöneltebilmek ve dava sonucunda alabileceği kararı infaz edebilmek için öncelikle şirketin ihyasını talep etmelidir. Mahkeme, talebi yerinde görürse, şirketin ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olarak ihyasına ve genellikle son tasfiye memurunun yeniden atanmasına karar verir. İhya kararı ile şirket, sadece ek tasfiye işlemleri (davanın takibi, malvarlığının dağıtımı vb.) için yeniden hukuki varlık kazanır; ticari faaliyetlerine geri dönemez. Ek tasfiye tamamlandığında, şirket yeniden sicilden terkin edilir.