İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden esas hakkında bir karar vermiştir. Temyiz üzerine Yargıtay, istinaf mahkemesinin bu kararını 'bozarak ortadan kaldırmış' ve feshin geçersizliğine ve işe iadeye kesin olarak kendisi karar vermiştir. Yargıtay'ın, dosyayı istinaf mahkemesine geri göndermek yerine, HMK m. 373/1'e (eski m. 372/2'ye) aykırı olarak doğrudan karar vermesinin hukuki dayanağı nedir ve bu durum hangi tür davalarda mümkündür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #164743

Yargıtay'ın bu şekilde hareket etmesinin hukuki dayanağı, davanın niteliği ve ilgili özel kanun hükmüdür. Soruda belirtilen karar, bir işe iade davasına aittir (Bkz. Yargıtay 9. HD, E: 2017/19627, K: 2017/5338). HMK m. 373/1, genel kural olarak Yargıtay'ın bozma sonrası dosyayı kararı veren mahkemeye göndereceğini düzenler. Ancak, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/3. maddesi, işe iade davalarının 'ivedilikle' sonuçlandırılması gerektiğini ve Yargıtay'ın verdiği kararın 'kesin' olduğunu belirtir. Yargıtay, bu özel düzenlemeyi ve 'usul ekonomisi' ilkesini gözeterek, yargılamayı daha fazla uzatmamak adına, dosyayı tekrar alt mahkemeye göndermek yerine, toplanan delillerin karar vermeye yeterli olduğu durumlarda, esasa ilişkin nihai kararı doğrudan kendisi vermektedir. Bu uygulama, özellikle işe iade davaları gibi süratle sonuçlandırılması gereken ve kamu düzeniyle yakından ilgili uyuşmazlıklarda ortaya çıkmaktadır. Yargıtay bu şekilde, hem kanunun 'ivedilik' amacını gerçekleştirmekte hem de çelişkili kararların önüne geçerek doğrudan hukuki sorunu çözmektedir. Bu durum, genel HMK kuralının özel kanun hükmü ile istisnai olarak aşıldığı bir örnektir.