Bir hükümlünün, kurum görevlisine karşı sarf ettiği 'Bana artislik yapma, artise bak ya!' şeklindeki sözleri nedeniyle hakkında 5275 sayılı Kanun'un 44/2-j maddesindeki 'kurum görevlilerine hakaret veya tehditte bulunmak' fiilinden hücreye koyma cezası verilmiştir. Bu cezanın, eylemin niteliği ve 5275 sayılı Kanun'daki diğer disiplin suçları dikkate alındığında hukuka uygun olup olmadığını, Yargıtay kararları ışığında değerlendiriniz.
Verilen hücreye koyma cezası hukuka aykırıdır. Yargıtay kararlarında da (örneğin, 19. Ceza Dairesi, 2015/4562 K.) belirtildiği üzere, disiplin hukukunda eylemin vasıflandırılması ve karşılığı olan cezanın doğru tespit edilmesi esastır. Hükümlünün sarf ettiği 'artislik yapma, artise bak' gibi ifadeler, TCK anlamında 'hakaret' suçunun onur, şeref ve saygınlığı rencide etme unsurunu taşımayan, kaba ve nezaket dışı ifadelerdir. Bu tür ifadeler, 5275 sayılı Kanun m. 44/2-j'deki 'hakaret' tanımına girmez. Bunun yerine, bu eylem, aynı kanunun 40/2-e maddesinde düzenlenen ve yaptırımı 'bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma' olan 'Kurum görevlilerine karşı uygunsuz söz sarf etmek veya davranışta bulunmak' fiiline uymaktadır. Kanun koyucu, hakaret ile uygunsuz söz arasında bir ayrım yapmış ve bunlara farklı ağırlıkta yaptırımlar öngörmüştür. Dolayısıyla, daha hafif nitelikteki bir eyleme, daha ağır bir yaptırım olan hücreye koyma cezasının uygulanması, suçta ve cezada kanunilik ile ölçülülük ilkelerine aykırıdır. Disiplin kurulunun eylemi yanlış vasıflandırarak orantısız bir ceza vermesi hukuka aykırılık teşkil eder.