Bir kimyager, yetkili kurullardan izin almaksızın ve tıp uzmanı olmamasına rağmen, kendi geliştirdiği bir karışımı, cilt hastalığı olan kişiler üzerinde 'tedavi amaçlı' denemektedir. Bu eylemin TCK m. 90 (İnsan Üzerinde Deney Suçu) kapsamında hangi fıkraya göre değerlendirilmesi gerektiğini, 'bilimsel deney' ve 'tedavi amaçlı deneme' kavramları arasındaki ayrımı da yaparak açıklayınız.
Bu eylem, TCK m. 90/4'te düzenlenen 'hasta olan insan üzerinde rıza olmaksızın tedavi amaçlı denemede bulunma' suçu kapsamında değerlendirilmelidir. TCK m. 90, 'bilimsel deney' (f.1) ve 'tedavi amaçlı deneme' (f.4) arasında bir ayrım yapmaktadır. Bilimsel deney, genel olarak bilimsel bir hipotezi test etmek amacıyla, sağlıklı veya hasta insanlar üzerinde yapılan daha genel bir çalışmayı ifade eder. Tedavi amaçlı deneme ise, mevcut tıbbi yöntemlerin sonuç vermediği durumlarda, hasta bir kişiyi iyileştirme amacıyla yeni bir yöntemin uygulanmasıdır. Somut olayda, kimyagerin amacı genel bir bilimsel veri elde etmekten çok, belirli hastaların cilt hastalığını 'tedavi etmek' olduğu için eylem 'tedavi amaçlı deneme' niteliğindedir. TCK m. 90/4, bu tür bir denemenin hukuka uygun sayılabilmesi için çok katı şartlar öngörmüştür: bilinen yöntemlerin sonuç vermeyeceğinin anlaşılması, hastanın bilgilendirilmiş yazılı rızası, denemenin uzman hekim tarafından hastane ortamında yapılması gibi. Failin kimyager olması ve bu şartları taşımaması nedeniyle eylemi suç teşkil eder. Eğer failin amacı tedavi değil de, karışımın insan üzerindeki etkilerini görmek gibi genel bir bilimsel amaç olsaydı, eylem TCK m. 90/1 kapsamında 'bilimsel deney' olarak değerlendirilecekti.