Rızasıyla girdiği bir konuttan, ev sahibinin 'çık' demesine rağmen çıkmayan bir kişinin eylemi, TCK m. 116/1 kapsamında konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturur. Bu suçun, TCK m. 142/4 uyarınca hırsızlık amacıyla işlenmesi halinde şikayete tabi olmayacağı düzenlenmiştir. Peki, konut dokunulmazlığının ihlali suçu, cinsel saldırı (TCK m. 102) veya tehdit (TCK m. 106) gibi başka bir suçun işlenmesi amacıyla işlendiğinde, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun takibi yine de şikayete bağlı mıdır?
Evet, yine de şikayete bağlıdır. TCK m. 116/1'de düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlali suçunun temel hali, açıkça 'mağdurun şikayeti üzerine' takip edileceği belirtilen şikayete bağlı bir suçtur. Kanun koyucu, bu kurala tek bir istisna getirmiştir. TCK m. 142/4'te, 'Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz' hükmü yer almaktadır. Bu hüküm, istisnai bir düzenlemedir ve kıyas yoluyla genişletilemez. Dolayısıyla, konut dokunulmazlığının ihlali suçu eğer hırsızlık dışında, cinsel saldırı, tehdit, kasten yaralama gibi başka bir suçun işlenmesi amacıyla (araç suç olarak) işlenmişse, TCK m. 142/4'teki istisna uygulanamaz. Bu durumda genel kural geçerli olur ve konut dokunulmazlığının ihlali suçunun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikayetine bağlı olmaya devam eder. Elbette, işlenen diğer suçlar (cinsel saldırı, tehdit vb.) kendi takibat şartlarına göre (re'sen veya şikayete bağlı) ayrıca soruşturulacaktır.