Kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararı verilebilmesi için CMK m. 171/3'te sayılan şartlardan biri olan 'şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası ile mahkûm olmamış bulunması' koşulunu analiz ediniz. Bu bağlamda, şüphelinin adli sicil kaydında bulunan ertelenmiş bir hapis cezası veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı, yeni bir suç isnadıyla ilgili olarak KDAE kararı verilmesine engel teşkil eder mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #164729

CMK m. 171/3-a'daki 'hapis cezası ile mahkûm olmamış bulunması' koşulu, kesinleşmiş ve infaz edilebilir bir mahkumiyetin varlığını ifade eder. Bu çerçevede: 1) Ertelenmiş Hapis Cezası: TCK m. 51 uyarınca ertelenen hapis cezaları, adli sicil kaydında görünür ve hukuken bir 'mahkumiyet' niteliğindedir. Ceza ertelenmiş olsa da, ortada kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı vardır. Bu nedenle, adli sicil kaydında ertelenmiş bir hapis cezası bulunan şüpheli hakkında, yeni bir suçtan dolayı KDAE kararı verilemez. Bu durum, KDAE için aranan 'temiz bir geçmiş' koşulunu ihlal eder. 2) Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kararı: CMK m. 231'e göre HAGB kararı, sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmaz. Denetim süresi başarıyla tamamlandığında dava düşer ve karar sicile kaydedilmez. Denetim süresi içinde ise bu karar, bir 'mahkumiyet' niteliği taşımaz. Bu nedenle, hakkında HAGB kararı verilmiş ve denetim süresi devam eden bir şüpheli, CMK m. 171/3-a anlamında 'mahkûm olmuş' sayılmaz. Dolayısıyla, HAGB kararı, yeni bir suçtan dolayı KDAE kararı verilmesine engel teşkil etmez. İki kurum arasındaki temel fark, HAGB'nin bir mahkumiyet hükmü olmaması, ertelenmiş cezanın ise bir mahkumiyet hükmü olup sadece infazının belirli koşullarla geri bırakılmasıdır.