Sahte bir profilden, sosyal medya (Facebook) üzerinden bir kişiye yönelik 'seni bizim sokakta görürsem öldüreceğim' şeklinde bir mesaj gönderilmiştir. Mağdur şikayetçi olmuş ancak soruşturmada, Facebook'un ABD merkezli olması ve adli yardımlaşma taleplerine yanıt vermemesi nedeniyle failin IP adresi ve kimliği tespit edilememiştir. Bu durumda Cumhuriyet savcısının 'başka türlü delil elde etme olanağının bulunmadığı' gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) vermesi hukuka uygun mudur? Savcılığın yapması gereken başka soruşturma işlemleri var mıdır?
Cumhuriyet savcısının bu gerekçeyle doğrudan KYOK vermesi, eksik soruşturma teşkil eder ve hukuka aykırı olabilir. Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre (örneğin 4. Ceza Dairesi, K.2018/4172), IP adresinin yurtdışı kaynaklı olması ve istinabe taleplerinin sonuçsuz kalması ihtimali, savcılığın tüm soruşturma yollarını tükettiği anlamına gelmez. Savcılığın re'sen yapması gereken başka işlemler vardır. Bunlar arasında; şüphelinin sosyal medya hesabındaki profil bilgileri, arkadaş listesi, paylaşımları, fotoğrafları gibi veriler üzerinden 'açık kaynak araştırması' yapmak, bu verileri emniyetin diğer veri tabanlarıyla karşılaştırmak, mağdur ve tanıkların bilgisine başvurarak şüpheli olabilecek kişiler çevresini daraltmak, mağdurun husumetli olduğu kişileri araştırmak gibi yöntemler bulunmaktadır. Sadece teknik delil (IP adresi) elde edilememesine dayanarak soruşturmayı sonlandırmak, maddi gerçeğe ulaşma ilkesine aykırıdır. Tüm bu araştırmalara rağmen faile ulaşılamıyorsa, ancak o zaman 'daimi arama' kararı verilerek dosya bekletilebilir veya delil yetersizliğinden KYOK verilebilir. Ancak bu araştırmalar yapılmadan verilen KYOK kararı, etkili soruşturma yükümlülüğünün ihlali anlamına gelir.