Tebligat Kanunu m. 21/1 uyarınca, muhatabın adreste bulunmaması veya tebellüğden imtina etmesi halinde, tebliğ evrakının muhtara bırakılıp kapıya ihbarname yapıştırılması durumunda tebliğ tarihi hangi andır? Aynı kanunun 21/2. maddesi uyarınca, MERNİS adresine yapılan tebligatta, muhatap o adreste hiç oturmamış olsa bile aynı prosedür uygulandığında tebliğ tarihi yine aynı şekilde mi belirlenir? Bu iki fıkra arasındaki temel fark nedir?
Tebligat Kanunu m. 21/1 ve m. 21/2 uyarınca yapılan tebligatlarda, tebliğ tarihi aynı şekilde belirlenir. Her iki durumda da, tebliğ evrakının muhtara teslim edilip, 2 numaralı ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır (Teb. K. m. 21/1 son cümle ve m. 21/2 son cümle). Tebliğin tamamlanması için 15 gün beklenmesi gibi bir durum söz konusu değildir; bu durum m. 17'deki geçici olarak başka yere gitme haline özgüdür. İki fıkra arasındaki temel fark, tebligatın yapıldığı adresin niteliği ve tebligatın geçerlilik koşullarıdır. Madde 21/1, bilinen son adrese yapılan tebligatı düzenler. Bu tebligatın geçerli olabilmesi için, tebliğ memurunun muhatabın adreste neden bulunmadığını araştırması, komşu, kapıcı, yönetici gibi kişilere sorması ve bu durumu tebliğ mazbatasına şerh etmesi gerekir. Yani bir 'araştırma yükümlülüğü' vardır. Madde 21/2 ise, tebligatın doğrudan muhatabın adres kayıt sistemindeki (MERNİS) adresine yapıldığı durumu düzenler. Bu durumda, muhatap o adreste hiç oturmamış veya sürekli olarak ayrılmış olsa bile tebligat geçerli sayılır ve tebliğ memurunun herhangi bir araştırma yapma yükümlülüğü yoktur. Bu, MERNİS adresinin kanunen tebligata elverişli kabul edilmesinin bir sonucudur ve usulsüz tebligat itirazlarını büyük ölçüde engellemeyi amaçlayan daha katı bir düzenlemedir.