6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan yürütülen bir soruşturmada, seri muhakeme usulünün uygulanması için gerekli tüm şartlar (suçun katalogda yer alması, yeterli şüphe, önödeme/uzlaştırma kapsamında olmaması vb.) mevcuttur. Cumhuriyet savcısı, CMK m. 250 uyarınca şüpheliye bu usulü teklif etmiş ve şüpheli de müdafii huzurunda teklifi kabul etmiştir. Ancak mahkeme, talepnameyi inceledikten sonra savcılığın belirlediği suç vasfının (örneğin bireysel silah ticareti) yanlış olduğunu, eylemin aslında vahim nitelikte ruhsatsız silah taşıma suçunu oluşturduğunu düşünmektedir. Bu durumda mahkeme, kendi tespit ettiği suç vasfıyla hüküm kurabilir mi, yoksa nasıl bir karar vermelidir? Açıklayınız.
Mahkeme, kendi tespit ettiği yeni suç vasfıyla hüküm kuramaz. Seri muhakeme usulünde mahkemenin rolü, bir yargılama makamı olmaktan çok, bir denetim makamı rolüdür. CMK m. 250/9 uyarınca mahkeme, şüpheliyi dinledikten sonra eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu ve usulün şarta uygun işletildiği kanaatine varırsa, talepnamede belirtilen yaptırım doğrultusunda (veya daha hafifine) hüküm kurar. Ancak mahkeme, denetimi sırasında savcılığın belirlediği suç vasfının hatalı olduğu kanaatine varırsa, bu durum usulün şartlarının oluşmadığı anlamına gelir. Çünkü şüphelinin kabulü, savcılığın sunduğu belirli bir suç vasfı ve yaptırım teklifine yöneliktir. Mahkemenin suç vasfını değiştirmesi, şüphelinin iradesinin sakatlanması ve usulün ruhuna aykırı hareket edilmesi demek olur. Bu durumda mahkemenin yapması gereken, talebi reddederek soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet Başsavcılığı'na geri göndermektir (CMK m. 250/10). Savcılık, bu durumda ya yeni suç vasfına göre bir iddianame düzenleyecek ya da başka bir karar verecektir.