Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 369/1, Yargıtay'ın temyiz incelemesinde tarafların ileri sürdüğü sebeplerle bağlı olmadığını ve kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da re'sen inceleyebileceğini düzenlemektedir. Buna karşın, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun güncel kararlarında, istinaf dilekçesinde belirtilmeyen bir hukuka aykırılığın, kamu düzenine ilişkin değilse, temyiz aşamasında re'sen dikkate alınamayacağı yönünde bir içtihat geliştirdiği görülmektedir. Bu içtihadın, HMK m. 355 (istinafta sebeple bağlılık) ve HMK m. 33 (hâkimin hukuku re'sen uygulaması ilkesi) ile olan ilişkisini, doktrindeki eleştirileri de dikkate alarak analiz ediniz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (örneğin 25.03.2021 tarihli, 2020/6 E., 2021/342 K. sayılı kararı) geliştirdiği içtihat, temyiz incelemesinin kapsamına önemli bir sınırlama getirmektedir. Bu yaklaşıma göre, HMK m. 355'te düzenlenen istinafta 'sebeple bağlılık' ilkesi, bir nevi temyiz aşamasına da taşınmaktadır. Eğer bir hukuka aykırılık (maddi veya usul) istinaf dilekçesinde sebep olarak ileri sürülmemişse, Yargıtay bu konuyu, HMK m. 369/1'deki yetkisine rağmen, 'kanunun açık hükmüne aykırılık' veya 'kamu düzeni' kapsamında görmediği sürece incelememektedir. Bu durum, HMK m. 33'te düzenlenen 'hâkimin hukuku re'sen uygulaması' (iura novit curia) ilkesiyle ciddi bir gerilim yaratmaktadır. Doktrindeki eleştirilere göre, HMK m. 355'teki sebeple bağlılık, öncelikli olarak maddi vakıaların denetimiyle ilgili olmalıdır. Hukuki sebeplerin (maddi veya usul hukukuna aykırılıkların) re'sen gözetilmesi, sadece istinafın değil, hukuki denetim yapan temyizin de asli görevidir. Yargıtay'ın bu yeni içtihadı, tarafın istinaf aşamasında sehven ileri sürmediği bir hukuki hatanın, temyizde de düzeltilememesi sonucunu doğurarak adil yargılanma hakkını zedeleyebilir ve hatalı kararların kesinleşmesine yol açabilir. Bu içtihat, istinafı, temyiz için bir 'eleme' veya 'filtreleme' mekanizması olarak konumlandırmakta ve HMK m. 369'un uygulama alanını, kanunda öngörülmeyen bir şekilde daraltmaktadır. Dolayısıyla, avukatların olası tüm hukuki aykırılıkları istinaf dilekçesinde titizlikle belirtmesi, bu içtihat karşısında hayati bir önem kazanmıştır.