Bir iş kazası sonucu taksirle yaralama suçundan yargılanan işveren sanık hakkında, soruşturma aşamasındaki bilirkişi raporu tali kusur, kovuşturma aşamasındaki rapor asli kusur ve iş müfettişi raporu %100 kusur tespit etmişken, yerel mahkeme 'iş güvenliği eğitiminin verilmemesi gibi nedenlerle cezai müeyyideyi sonuçlayacak kusurluluktan bahsedilemeyeceği' gerekçesiyle beraat kararı vermiştir. Ceza Hukuku ve Tazminat Hukuku kusur kavramlarının farklılığı bağlamında, yerel mahkemenin bu gerekçesinin TCK m. 22/2'de tanımlanan taksir ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatları açısından hukuki geçerliliğini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #164714

Yerel mahkemenin gerekçesi hukuken isabetsizdir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/461 E., 2017/549 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, Ceza Hukuku ve Tazminat Hukuku'ndaki kusur kavramları farklı amaçlara hizmet eder ve farklı değerlendirilir. Tazminat Hukuku'ndaki kusur, zararın paylaştırılmasına odaklanırken; Ceza Hukuku'ndaki kusur, bir normun ihlali ve bu ihlalin faile isnat edilebilirliği ile ilgilidir. TCK m. 22/2'de taksir, 'dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık' olarak tanımlanmıştır. İşverenin, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (olay tarihinde yürürlükte olan) 77. maddesi ve ilgili yönetmelikler uyarınca iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alma, eğitim verme ve denetleme yükümlülüğü, bu dikkat ve özen yükümlülüğünün somut birer yansımasıdır. İşverenin bu yükümlülükleri ihmal etmesi, doğrudan TCK m. 22/2 anlamında taksirli davranışını oluşturur. Mahkemenin, 'bu önlemler alınsa dahi neticenin meydana gelmeyeceğinin kesin olarak söylenemeyeceği' şeklindeki illiyet bağını kesen yorumu, objektif isnadiyet teorisiyle çelişir. Önemli olan, işverenin özen yükümlülüğüne aykırı davranışının, kaza riskini hukuken tasvip edilmeyecek şekilde artırmış olmasıdır. Gerekli eğitim ve koruyucu teçhizatın sağlanmaması, tam olarak bu riski artıran eylemsizliklerdir. Sonucun gerçekleşmesinde mağdurun da kusurlu olması, nedensellik bağını kesmediği sürece failin (işverenin) sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, yalnızca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabilir. Dolayısıyla, iş güvenliği mevzuatına aykırılıklar, doğrudan ceza hukuku anlamında kusurluluğu doğuran norm ihlalleridir ve beraat gerekçesi yapılamaz.