Bir davada, davacı delil avansını yatırmadığı için mahkemece dayanılan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılması (HMK m. 324), hâkimin davayı aydınlatma ödevi (HMK m. 31) ile çelişir mi? Metindeki Yargıtay HGK (E. 2017/249) kararındaki fahiş bilirkişi ücreti talebi örneği üzerinden tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #164286

Delil avansının yatırılmaması üzerine delilden vazgeçilmiş sayılması, taraflarca getirilme ilkesinin geçerli olduğu davalarda hâkimin davayı aydınlatma ödevi ile doğrudan çelişmez. Çünkü ispat yükü taraflardadır. Ancak, bu kural mutlak değildir. Metindeki Yargıtay HGK kararında olduğu gibi, hâkimin HMK m. 30 uyarınca 'gereksiz gider yapılmamasını sağlama' yükümlülüğü de vardır. Bilirkişinin fahiş bir ücret talep etmesi ve davacının bunu ödeyememesi nedeniyle davayı reddetmek, adil yargılanma hakkını zedeleyebilir. Bu noktada hâkimin davayı aydınlatma ödevi ve usul ekonomisini sağlama görevi devreye girer. Hâkim, fahiş talebi kabul etmek yerine, makul bir ücret takdir etmeli veya daha uygun maliyetli başka bir bilirkişi görevlendirmelidir. Yani hâkim, delil avansı sürecinde pasif bir izleyici olmamalı, yargılamanın adil ve makul maliyetle yürümesini temin etmelidir. Bu, aydınlatma ödevinin dolaylı bir yansımasıdır.