Bir trafik polisi, görevini yaparken kendisine 'sizin bu yaptığınız terbiyesizlik' diyen bir vatandaşa karşı manevi tazminat davası açmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (E. 2017/1687) bu ifadeyi değerlendirirken, ifadenin 'değer yargısı' mı yoksa 'vakıa isnadı' mı olduğu ayrımını nasıl ele aldığını ve sonuca nasıl vardığını tartışınız.
Bu sorunun cevabı metindeki kararda detaylıdır. Genellikle 'terbiyesiz' gibi ifadeler, ispatı mümkün olmayan, sübjektif bir 'değer yargısı' olarak kabul edilir ve eleştiri sınırları içinde kalabilir. 'Vakıa isnadı' ise, doğruluğu veya yanlışlığı ispatlanabilir somut bir olayın yüklenmesidir (örn. 'rüşvet aldın' demek). Ancak Yargıtay HGK, bu somut olayda bu klasik ayrıma takılmamıştır. İfadenin, görevini yapan bir kamu görevlisine, bir cezai işlem sırasında, kamusal bir alanda söylenmesini dikkate almıştır. Kurul, 'sizin bu yaptığınız terbiyesizlik' ifadesini, soyut bir eleştiri veya değer yargısı olarak değil, doğrudan doğruya kamu görevlisinin yürüttüğü icrai faaliyeti ve dolayısıyla şahsını hedef alan, onun otoritesini ve itibarını sarsıcı, tahkir edici bir eylem olarak nitelendirmiştir. Bu bağlamda, ifadenin kişilik haklarına saldırı oluşturduğuna ve manevi tazminatı gerektirdiğine karar vermiştir. Karar, ifadenin içeriği kadar, söylendiği bağlamın da önemli olduğunu göstermektedir.