Bir alacak davasında, bilirkişilerin rapor sunabilmek için 'test ücreti' adı altında talep ettikleri fahiş bir masrafın, HMK m. 30 (usul ekonomisi) ve m. 283 (bilirkişi ücreti) açısından mahkeme tarafından nasıl değerlendirilmesi gerektiğini metindeki Yargıtay HGK kararı (E. 2017/249, K. 2018/252) ışığında açıklayınız.
Metindeki Yargıtay HGK kararına göre, mahkeme bilirkişilerin talep ettiği ücret ve masraflarla bağlı değildir. Hâkim, HMK m. 30/1 uyarınca yargılamanın makul sürede, düzenli bir biçimde yürütülmesinden ve 'gereksiz gider yapılmamasından' sorumludur. Bilirkişi ücreti ve giderleri de mahkeme tarafından takdir edilir. Karara konu olayda, bilirkişilerin talep ettiği 43.660 TL'lik test ücreti, dava değeri ve niteliği göz önüne alındığında fahiş bulunmuştur. Yargıtay'a göre mahkeme, bu fahiş talebi kabul edip bu meblağın yatırılmaması nedeniyle davayı reddetmek yerine, HMK m. 283'e göre Adalet Bakanlığı tarifesini ve bilirkişinin sarf edeceği emek ve mesaiyi dikkate alarak dosya kapsamına uygun, makul bir bilirkişi ücreti ve gideri tespit etmelidir. Gerekirse, raporu veren bilirkişiler dışında yeni bir bilirkişi heyeti oluşturarak bu tespiti yapmalı ve davacıya bu makul bedeli yatırması için süre vermelidir.