Metinde yer alan Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararlarına göre, CMK m. 150/3 uyarınca müdafi görevlendirilmesi zorunlu olan bir sanığın (örneğin silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan) müdafi olmadan yargılanarak mahkum edilmesi hangi usul kuralının ihlalidir ve sonucu nedir?
Metindeki Yargıtay 16. CD kararlarına göre (E:2017/3390, K:2018/3486), alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda (silahlı terör örgütü üyeliği gibi) sanığa CMK m. 150/3 uyarınca zorunlu müdafi atanması şarttır. Bu kurala uyulmayarak sanığın müdafi yardımdan yararlandırılmadan yargılanıp mahkum edilmesi, Anayasa'nın 36. ve AİHS'nin 6. maddelerinde güvence altına alınan 'adil yargılanma hakkı' ile bu hakkın temel unsurlarından olan 'savunma hakkının' (CMK m. 188/1) kısıtlanması anlamına gelir. Bu durum, CMK m. 289/1-e uyarınca 'hükme katılması kanunen zorunlu olan müdafiin yokluğunda hüküm verilmesi' hali olup, mutlak bir bozma nedenidir. Yargıtay, bu tür durumlarda hükmü esasa girmeden, sırf bu usuli eksiklik nedeniyle bozmaktadır.