Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2007/4-259 E., 2008/47 K. sayılı kararında, bir avukatın gece vakti polis karakoluna alkollü giderek nezaretteki arkadaşının durumuna müdahale etmeye çalışması 'müdafilik göreviyle ilgili' bir eylem olarak kabul edilmiş midir? Bu durumun avukatın işlediği iddia edilen hakaret suçunun nitelendirilmesine etkisi ne olmuştur? (kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-91-madde-cmk/)
Yargıtay CGK kararında, avukatın söz konusu davranışları 'müdafilik' kapsamında, 'görevle ilgili' ve 'görevden kaynaklanan' eylemler mahiyetinde bulunmadığı, yazılı vekaletnameye veya sözlü vekillendirmeye dayalı bir avukatlık görevinin varlığını düşündürecek bir halin gerçekleşmediği kabul edilmiştir. Bu nedenle, avukatın söylediği iddia edilen hakaret içerikli sözler Avukatlık Yasası m.58-59 kapsamında değil, kişisel suç mahiyetinde değerlendirilmiş ve bu doğrultuda yargılama yapılmıştır. Yani, eylem görev suçu sayılmamıştır. (kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-91-madde-cmk/)