AYM'nin İ.D. ve Diğerleri kararında, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin internet içeriğine erişimin engellenmesi taleplerinin özel hukuk davaları yoluyla ileri sürülüp sürülemeyeceği hususundaki içtihat değişikliği nasıl bir soruna yol açmıştır? (5651 sayılı Kanun m.9, TMK m.24-25) (sen.av.tr/tr/makale/seref-ve-itibarin-korunmasi-hakkinin-etkili-basvuru-hakki-kapsaminda-degerlendirilmesi)
AYM kararında, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin zaman zaman erişimin engellenmesi talepleri için TMK m.24-25 uyarınca genel hukuk mahkemelerinin görevli olduğuna karar verirken, sonrasında özellikle 2012'den itibaren verdiği kararlarda bu talepler için yalnızca 5651 sayılı Kanun m.9 uyarınca sulh ceza hakimliklerinin görevli olduğu yönünde içtihat geliştirdiği belirtilmiştir. Bu durum, kişilik haklarının ihlal edildiği iddiasıyla internet içeriğine erişimin engellenmesi taleplerinde özel hukuk yolunu kapatmış ve pratikte kullanılabilir tek başvuru yolu olarak 5651 sayılı Kanun m.9'daki usulü bırakmıştır. Bu da etkili başvuru hakkı açısından sorun yaratmıştır. (sen.av.tr/tr/makale/seref-ve-itibarin-korunmasi-hakkinin-etkili-basvuru-hakki-kapsaminda-degerlendirilmesi)