HMK'nın 283. maddesi bilirkişi ücretinin 'sarf edilen emek ve mesaiyle orantılı' olması gerektiğini belirtir. Bu ilkenin, bilirkişilik görevinin bir 'angaryaya' dönüşmesini önleme amacı (Anayasa m. 18) ile ilişkisi nedir?
HMK m. 283'ün gerekçesinde bu ilişki açıkça kurulmuştur. 'Angarya yasağı' (Anayasa m. 18), bir kimsenin karşılıksız olarak veya emeğinin değeriyle orantısız düşük bir bedelle çalıştırılamayacağını ifade eder. Bilirkişilik, özel ve teknik bilgi gerektiren, zaman ve emek isteyen bir kamusal görevdir. Eğer bilirkişilere sarf ettikleri emek ve mesaiyle orantısız, çok düşük ücretler takdir edilirse, bu görev bir 'angaryaya' dönüşür. Bu durum, iki olumsuz sonuç doğurur: Birincisi, nitelikli ve konusunda uzman kişilerin bilirkişilik yapmaktan kaçınmasına neden olur. İkincisi, bu görevi kabul edenlerin işi yeterli özenle yapmamasına yol açabilir. Bu nedenle, HMK m. 283'teki 'emek ve mesaiyle orantılı ücret' ilkesi, sadece bilirkişinin hakkını korumakla kalmaz, aynı zamanda bilirkişilik kurumunun kalitesini ve adaletin doğru tecellisini sağlamak için angarya yasağının bir yansıması olarak da işlev görür. (Kaynak: hmk-madde-283-bilirkisi-gider-ve-ucreti.html)