Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/17243 E., 2018/5100 K. sayılı kararında, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 31.12.2012 tarihinde 'yenilenmiş' olmasının, 10 yıllık uzama süresinin başlangıcına etkisi ne olmuştur ve bu neden önemlidir?
Bu kararda, tarafların 1985'ten beri devam eden kira ilişkisini 31.12.2012 tarihinde açıkça 'yeniledikleri' tespit edilmiştir. Yargıtay, bu yenileme işlemini, önceki sözleşmenin devamı olarak değil, yeni bir kira sözleşmesinin kurulması olarak yorumlamıştır. Bu yorumun en önemli sonucu, TBK m. 347'de öngörülen 'on yıllık uzama süresi' hesabının, bu yeni sözleşmenin başlangıç tarihi olan 31.12.2012'den itibaren işlemeye başlamasıdır. Dolayısıyla, davacının 1985'ten beri süregelen kiracılığa dayanarak 10 yıllık sürenin dolduğu iddiası reddedilmiş, sürenin henüz dolmadığı ve tahliye koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Bu karar, tarafların sözleşmeyi açık iradeleriyle yenilemelerinin, 10 yıllık tahliye süresini sıfırlayıp yeniden başlattığını göstermesi açısından kritik öneme sahiptir. (Kaynak: 10-yillik-kiracinin-tahliyesi-ile-ilgili-yargitay-kararlari.html)