HMK'nın 'usul ekonomisi' ilkesi (m. 30) ile 'delillerin birlikte değerlendirilmesi' ilkesi, CMK m. 16'da düzenlenen 'bağlantılı davaların birleştirilmesi' kurumunun temelini nasıl oluşturur? Birleştirmenin temel amaçları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #163012

Bağlantılı davaların birleştirilmesi kurumunun temelinde bu iki ilke yatar. 'Usul ekonomisi', aynı veya benzer hukuki ilişkiden doğan uyuşmazlıkların tek bir yargılamada, daha az masrafla, daha hızlı ve daha az emekle çözülmesini hedefler. Birden fazla sanığı olan veya bir sanığın birden fazla suçu işlediği bağlantılı davaların ayrı ayrı görülmesi, aynı tanıkların tekrar tekrar dinlenmesine, aynı delillerin farklı mahkemelerce istenmesine ve yargısal kaynakların israfına yol açar. 'Delillerin birlikte değerlendirilmesi' ise maddi gerçeğe ulaşmanın en sağlıklı yoludur. Bağlantılı davalarda, bir davadaki delil diğerini etkileyebilir. Delillerin tek bir mahkeme tarafından bir bütün olarak ele alınması, olayların bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmesini ve birbiriyle çelişkili kararlar verilmesinin önlenmesini sağlar. Dolayısıyla birleştirmenin temel amaçları; adaletin doğru tecellisi, çelişkili kararların önlenmesi ve usul ekonomisidir. (Kaynak: ceza-muhakemesi-kanunu-16-madde-cmk.html)