Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2016/123 K. sayılı kararında, bir taşınmazın imar planında uzun yıllar 'kültür ve eğlence alanı' olarak gösterilip, idarenin kamulaştırma veya takas yoluna gitmeyerek pasif kalması durumu neden 'kamulaştırmasız el atma' olarak kabul edilmiştir? Bu kararda 'hukuk güvenliği' ilkesi nasıl bir rol oynamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #162996

Yargıtay HGK, bu durumu kamulaştırmasız el atma olarak kabul etmiştir çünkü idarenin uzun yıllar pasif kalarak imar planını uygulamaması, malikin mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahiptir. Karara göre, malikin taşınmazı üzerinde inşaat yapma, rayiç değeri üzerinden satma, kiralama gibi mülkiyet hakkının kendisine verdiği temel yetkileri kullanması süresiz olarak engellenmektedir. Bu durum, 'hukuk güvenliği' ilkesini zedelemektedir. Hukuk güvenliği, kişilerin devletin işlemlerine güvenebilmesini ve hukuki durumlarının belirsizliğe terk edilmemesini gerektirir. İdarenin, bir taşınmazı kamusal amaca tahsis edip sonra süresiz olarak hiçbir işlem yapmaması, mülkiyet hakkını belirsiz bir süre için kullanılamaz hale getirerek kişi hak ve özgürlükleri ile kamu yararı arasındaki dengeyi bozmakta ve hukuk güvenliğini yok etmektedir. Bu nedenle idarenin bu pasif eylemi, fiili bir el atma ile aynı sonucu doğuran bir müdahale olarak görülmüştür. (Kaynak: kamulastirmasiz-el-atma-davasi-nedir.html)