Bir davada, tarafların ikamesini talep ettikleri deliller için yatırmaları gereken avans 'delil avansı' olarak adlandırılır (HMK m. 324). Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 45. maddesi, 'gider avansı' ve 'delil avansı' kavramlarını nasıl tanımlamaktadır ve bu iki avansın yatırılmamasının hukuki sonuçları arasındaki fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #162959

HMK Yönetmeliği'nin 45. maddesi iki avansı şöyle tanımlar: 'Gider avansı', her türlü tebligat, posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan dava açarken alınan genel meblağdır. 'Delil avansı' ise, tarafların dayandıkları özel bir delilin (örneğin, spesifik bir bilirkişi incelemesi, keşif) giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağdır. Bu iki avansın yatırılmamasının sonuçları farklıdır: Gider avansının (dava başında yatırılan veya sonradan tamamlanması istenen) yatırılmaması bir 'dava şartı' yokluğudur ve davanın usulden reddine (HMK m. 115/2) neden olur. Delil avansının ise, talep eden tarafça süresinde yatırılmaması halinde, o tarafın 'o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılması' sonucunu doğurur (HMK m. 324/2). Yani dava reddedilmez, ancak o delile dayanma hakkı kaybedilir. (Kaynak: hmk-madde-283-bilirkisi-gider-ve-ucreti.html)