5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinde düzenlenen 'Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı' olağanüstü kanun yolunun, kesinleşmiş bir hüküm sonrası dava zamanaşımının işlemesine etkisi nedir? YCGK 2011/133 K. sayılı kararında bu konudaki tartışma nasıl sonuçlandırılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #162915

YCGK kararında bu husus ayrıntılı olarak tartışılmıştır. 1412 sayılı mülga CMUK döneminde, itiraz üzerine zamanaşımının işleyeceği kabul edilirken, 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin itirazı bir 'olağanüstü kanun yolu' olarak düzenlemesiyle durum değişmiştir. Karara göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazı üzerine yapılan incelemede, Ceza Genel Kurulu'nca itirazın kabulü halinde, Özel Daire onama kararı ile Ceza Genel Kurulu'nun karar tarihi arasında geçen sürenin dava zamanaşımının hesaplanmasında göz önünde bulundurulmaması gerektiği kabul edilmiştir. Gerekçe olarak, itirazın olağanüstü bir kanun yolu olması ve sanık lehine itirazda süre aranmamasının, aksi bir kabul halinde çok uzun süreler sonra yapılan itirazlarla davaların zamanaşımından düşmesi gibi hak ve adalet ilkelerine aykırı sonuçlar doğurabileceğidir. Ancak itirazın kabulüyle dosya derdest hale geldikten sonra, yani CGK karar tarihinden itibaren zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlayacaktır. (Kaynak: elektrik-enerjisi-hirsizligi-sucu.html)