Bir ilamda, borçlular arasında 'ihtiyari dava arkadaşlığı' olduğu tespit edilmiştir. Bu durumun, 'ilamın bölünerek ayrı ayrı takibe konu edilmesi yasağı' karşısındaki hukuki pozisyonunu, İstanbul BAM 21. HD., E. 2020/1397 K. 2020/3036 T. sayılı kararını esas alarak açıklayınız.
'İlamın bölünerek ayrı ayrı takibe konu edilmesi yasağı', tek bir borçluya karşı, tek bir hukuki ilişkiden doğan alacakların kasten parçalanmasını engeller. Ancak, ilamda 'ihtiyari dava arkadaşlığı' (HMK m. 57) varsa durum farklıdır. İhtiyari dava arkadaşlığında, her bir dava arkadaşının davası birbirinden bağımsızdır. İstanbul BAM'ın ilgili kararında da belirtildiği gibi, eğer mahkeme ilamında her bir davalı için borç miktarı ve sorumluluk ayrı ayrı belirlenmişse, bu durumda her bir borçluya karşı ayrı ayrı icra takibi yapılması 'ilamın bölünmesi' olarak kabul edilmez. Çünkü burada bölünen tek bir alacak değil, her biri bağımsız olan birden çok alacağın tek bir ilamda toplanması söz konusudur. Alacaklı, her bir borçlunun ilamda belirlenen kendi borcu için ayrı bir takip başlatabilir. Bu durum, hakkın kötüye kullanılması veya usul ekonomisine aykırılık olarak değerlendirilmez. (Kaynak: ilamin-bolunerek-alacagin-ayri-ayri-takibe-konulmasi.html)