3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca yapılan imar uygulamasında, idarenin düzenleme ortaklık payından (%45'e kadar) daha fazla bir kesinti yapması veya bu pay dışında kalan bir kısmı bedelsiz olarak terkin etmesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/1479 K. sayılı kararına göre 'fiili el atma' mı yoksa 'hukuki el atma' mı sayılır ve bu durum görevli yargı kolunu nasıl etkiler?
Yargıtay HGK'nın ilgili kararında bu durum, 'fiili el atma' olarak nitelendirilmiştir. Kararın gerekçesine göre, idarenin imar uygulaması sırasında kanunun izin verdiği düzenleme ortaklık payı sınırını aşarak, bir hisseyi kamulaştırma yapmaksızın ve bedelini ödemeksizin tapudan bedelsiz olarak terkin etmesi, hukuki bir kısıtlama (hukuki el atma) değil, mülkiyeti doğrudan sona erdiren eylemli bir müdahaledir. İdarenin hukuki dayanağı bulunmayan bu işlemi sonucu davacıların mülkiyeti sona ermiş ve taşınmazına fiilen el atılmıştır. İdarenin kişilerin taşınmazlarına eylemli olarak el atmasından kaynaklanan tazminat davalarında ise görevli yargı kolu adli yargı (Asliye Hukuk Mahkemesi) olduğundan, bu davanın da adli yargıda görülmesi gerektiğine karar verilmiştir. (Kaynak: kamulastirmasiz-el-atma-davasi-nedir.html)