Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında, aynı ilamdan kaynaklanan alacakların ayrı takiplere konu edilmesinin 'usul ekonomisi' ilkesine aykırı olduğu belirtilmiştir. Bu ilke ne anlama gelir ve somut olayda nasıl ihlal edilmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #162855

Usul ekonomisi ilkesi (HMK m. 30), yargılamanın makul bir süre içinde, düzenli bir biçimde ve gereksiz gider yapılmaksızın yürütülmesini amaçlayan temel bir usul hukuku ilkesidir. Aynı ilamdan kaynaklanan ve tek bir takipte birleştirilebilecek alacakların, alacaklı tarafından kasten bölünerek birden fazla icra takibine konu edilmesi bu ilkeyi ihlal eder. Çünkü bu durum; 1) Aynı hukuki ilişkiden doğan bir uyuşmazlık için birden fazla icra dosyası açılmasına, 2) İcra dairelerinin iş yükünün gereksiz yere artmasına, 3) Borçlunun birden fazla takip masrafı ve vekalet ücreti ödemek zorunda bırakılmasına, 4) Yargısal kaynakların israf edilmesine yol açar. Bu nedenlerle, tek bir takipte çözümlenebilecek bir meselenin birden fazla takibe bölünmesi, usul ekonomisi ilkesine açıkça aykırıdır. (Bkz: İzmir BAM, 12. HD., E. 2017/1761 K. 2017/1251 T. 16.5.2017). (Kaynak: ilamin-bolunerek-alacagin-ayri-ayri-takibe-konulmasi.html)