HMK'nın ispat yüküne ilişkin 190. maddesi, 'kanuni karine' bulunması halinde ispat yükünün nasıl yer değiştirdiğini düzenlemektedir. Bu kuralı açıklayınız ve karineye dayanan tarafın neyi ispat etmekle yükümlü olduğunu belirtiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #162853

HMK m. 190/2, 'Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.' demektedir. Bu kurala göre, bir kanuni karineden yararlanan taraf, karinenin sonucunu (örneğin, TMK m. 7'deki iyiniyeti) ispat etmek zorunda değildir. O taraf, sadece karinenin varlığı için gerekli olan temel olguyu (örneğin, sicile güvendiğini) ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü bu noktada yer değiştirir ve artık karşı tarafın, bu kanuni karinenin aksini (örneğin, sicile güvenen kişinin kötü niyetli olduğunu) ispat etmesi gerekir. Karşı tarafın bu çabasına 'karşı ispat' değil, 'aksinin ispatı' denir. (Kaynak: hmk-madde-283-bilirkisi-gider-ve-ucreti.html)