Kanun yararına bozma talebi üzerine, Yargıtay ilgili ceza dairesi, bozma nedeninin 'daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmesi' halinde CMK m. 309/4'ün (b) bendi uyarınca dosyayı yeniden yargılama için mahkemesine mi göndermelidir, yoksa (d) bendi uyarınca cezayı doğrudan kendisi mi belirlemelidir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/1184 E., 2018/614 K. sayılı kararında bu uyuşmazlık nasıl çözümlenmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #162792

Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu kararında, bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını veya daha hafif bir ceza verilmesini gerektirmesi halinde, CMK'nın 309/4-d bendinin uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Bu bende göre, Yargıtay ceza dairesi hükmü bozmakla yetinmemeli, gereken kararı (cezanın kaldırılması veya daha hafif cezanın belirlenmesi) doğrudan kendisi vermelidir. Bunun temel nedeni, kanun yararına bozma sonrası 'yargılamanın tekrarlanması yasağı'dır. CMK m. 309/4-b bendi ise, davanın esasını çözmeyen veya savunma hakkını kısıtlayan usulü eksikliklere ilişkin bozma hallerinde uygulanır ve bu durumda yeniden yargılama yapılır. Somut olayda, sanık hakkında TCK 86/3-a'nın (üstsoya karşı yaralama) yanlış uygulanması daha hafif bir ceza gerektirdiğinden, Özel Daire'nin CMK m. 309/4-d uyarınca doğrudan daha hafif cezaya hükmetmesi gerekirken, dosyayı 'müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine' diyerek göndermesi hukuka aykırı bulunmuş ve CGK itirazı kabul ederek dosyayı bu yönde karar vermesi için Özel Daire'ye geri göndermiştir. (Kaynak: secenek-yaptirim-kanun-yararina-bozma.html)