Bir eser sözleşmesinde ayıplı ifa iddiasını ispat yükü hangi tarafa aittir? Yargıtay HGK'nın 2017/249 E., 2018/252 K. sayılı kararında tartışıldığı üzere, davacının delil ikamesi için mahkemece belirlenen avansı (somut olayda fahiş bulunan bilirkişi masrafını) yatırmaması durumunda bunun hukuki sonucu ne olmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #162714

İspat yükü, kural olarak, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (TMK m. 6, HMK m. 190). Eser sözleşmesinde ayıplı ifa iddiasında bulunan davacı, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. HMK m. 324 uyarınca, taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Aksi halde, o delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Yargıtay HGK kararında, yerel mahkemenin davacının fahiş bilirkişi masrafını yatırmaması üzerine ' iddiasını ispat edemediği' gerekçesiyle davayı reddetmesini bozmuştur. Yüksek Mahkeme'ye göre, öncelikle mahkemenin kendisi fahiş olan bu masrafı HMK m. 283 ve m. 30 çerçevesinde makul bir seviyeye indirmeli veya yeni bir bilirkişi heyeti atayarak makul bir ücret belirlemelidir. Davacı, mahkemece usulüne uygun olarak belirlenmiş makul bir avansı yatırmazsa, ancak o zaman o delilden vazgeçmiş sayılacak ve davanın mevcut delil durumuna göre karara bağlanması gerekecektir. Doğrudan davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddi, hakimin yargılamayı yönetme ve makul gider belirleme görevini ihmal etmesi anlamına gelir. (Kaynak: hmk-madde-283-bilirkisi-gider-ve-ucreti.html)