HMK'nın 283. maddesi, bilirkişi ücretinin belirlenmesinde hangi temel kriteri esas almaktadır? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/249 E., 2018/252 K. sayılı kararında, bilirkişilerce talep edilen fahiş bir masrafın mahkeme tarafından nasıl değerlendirilmesi gerektiği ve bu durumda hakimin hangi yetkilerini kullanabileceği açıklanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #162713

HMK Madde 283, bilirkişiye 'sarf etmiş olduğu emek ve mesaiyle orantılı bir ücret' ile diğer giderlerinin ödenmesini ve bu konuda Adalet Bakanlığınca çıkarılacak tarifenin esas alınmasını öngörür. Yargıtay HGK'nın 2017/249 E., 2018/252 K. sayılı kararında, bilirkişilerin talep ettiği 43.660,00 TL'lik masrafın fahiş olduğu vurgulanmıştır. Karara göre, bu masrafın bilirkişi ücreti değil, 'yargılama sırasında yapılan diğer giderler' (HMK m. 323/1-h) kapsamında olduğu belirtilmiştir. Yüksek Mahkeme, hakimin HMK m. 30/1 uyarınca yargılamayı makul sürede yürütme ve gereksiz gider yapılmamasını sağlama yükümlülüğü altında olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle, bilirkişilerce fahiş bir avans talep edildiğinde, mahkemenin bu talebe bağlı kalmayarak, HMK m. 283 uyarınca Adalet Bakanlığı tarifesini esas alarak, dosya kapsamına ve bilirkişinin sarf edeceği emek ve mesaiye orantılı, makul bir ücret ve gider takdir etmesi gerektiğini, hatta gerekirse başka bir bilirkişi heyeti oluşturabileceğini belirtmiştir. (Kaynak: hmk-madde-283-bilirkisi-gider-ve-ucreti.html)