HMK m. 339/1, adli yardımdan yararlanan kişinin davada haksız çıkması halinde, yargılama giderlerinin 'en çok bir yıl içinde aylık eşit taksitler hâlinde ödenmesine' karar verilebileceğini düzenlemektedir. Bu taksitlendirme kararını vermek mahkeme için bir zorunluluk mudur, yoksa takdir yetkisi içinde midir? Mahkeme bu takdir yetkisini kullanırken hangi kriterleri göz önünde bulundurmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #162704

Bu taksitlendirme kararını vermek mahkeme için bir zorunluluk değil, bir takdir yetkisidir. HMK m. 339/1'deki 'uygun görülürse' ifadesi, bu yetkinin takdire bağlı olduğunu açıkça göstermektedir. Mahkeme bu takdir yetkisini kullanırken, adli yardımın ruhuna uygun olarak, borçlunun (haksız çıkan tarafın) ödeme gücünü ve sosyo-ekonomik durumunu göz önünde bulundurmalıdır. Hüküm fıkrasında belirtilen gerekçede de ifade edildiği gibi, amaç sosyal devlet anlayışıyla kişinin mali durumu dikkate alınarak bir ödeme kolaylığı sağlamaktır. Mahkeme, adli yardım talebini kabul ederken edindiği bilgilerden (fakirlik belgesi, gelir durumu vb.) ve dosya kapsamından, borçlunun yargılama giderlerini tek seferde ödemesinin kendisini yeniden mağduriyete düşüreceği kanaatine varırsa, bu taksitlendirme imkanını uygulamalıdır. Eğer borçlunun dava sonunda mali durumunun düzeldiği anlaşılırsa, mahkeme taksitlendirme yapmayabilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-339-adli-yardimla-ertelenen-yargilama-giderlerinin-tahsili.html)